info@dinamikspor.net   0(546)5702223  

KİLO ALMA & KİLO VERME


HIZLI KİLO ALMANIN NEDENLERİ

Vücudumuzun normal bir kiloda kalması için yakabildiğimiz kadar gıda almamız gerekir. Eğer yakabileceğimizden daha fazla gıda alırsak, fazla  kaloriler vücudumuzda yağ olarak birikir ve fazla kilolulık ortaya çıkar.  Alınan karbonhidratlar  vücutta sadece glikojen olarak depolanır ki, bunun miktarı 300-500 gram kadardır. Devamlı fazla alınan karbonhidratlar ise vücudumuzda yağa dönüşerek depolanır ve kilo alırız.  Fazla kilolulığın giderek  salgın halini almasının altında, kolay yaşam biçimi nedeniyle hareket azalması,  fazla kalori alımı ve fast-food türü yeme alışkanlıklarının artması önemli rol oynar.

Erişkin yaşlarda kilo almaya veya fazla kilolulığa neden olan başlıca faktörler  hareketsizlik ve aşırı beslenmedir.  Bunun dışında yaşın ilerlemesiyle de kilo almaya başlarız. Kadınlar için kilo alımının en fazla olduğu dönemler gebelik, emzirme ve menopoz dönemleridir. Kadınlarda doğum sayısı arttıkça kiloların da arttığı gözlenir.Tiroit bezi yetmezliği (hipotiroidi), reaktif hipoglisemi denilen kan şekeri düşüklüğü, böbreküstü bezinin aşırı kortizol üretmesi ve yumurtalıklardaki kistlerle karakterize polikistik over hastalığı gibi hormon bozuklukları da kilo alımının önemli nedenleridir. Evlendikten sonra düzenli yeme döneminin başlaması veya sigarayı bırakınca iştahın artması da kiloyu artıran olaylardır.  Suyun az içilmesi, aşırı alkol kullanımı, depresyon ve bazı psikolojik sorunlar, emeklilik ve gece vardiyasında çalışmak gibi, bazı sosyal ve psikolojik nedenler kilo alımında önemli etkenlerdir. Anne ve babamızdan aldığımız genetik yük de kilo alımının önemli bir nedenidir. Anne ve babanın fazla kilolu olması veya şeker hastası bir anneden doğmak da kilo alma açısından risk anlamına gelir.

Çocukluk çağında fazla kilolulığın ortaya çıkmasında da, erişkinlerde olduğu gibi genetik yük, beslenme ve hareket azlığı önemli rol oynar. Anne ve babanın  fazla kilolu olması, ailedeki hareketsiz yaşam biçimi  ve ailedeki yanlış beslenme alışkanlığı, çocuklarda fazla kilolulık görülmesinin önemli nedenleridir.

Yaşamın Hangi Dönemlerinde Kilo Alma Riski Vardır ?

Yapılan çalışmalar aşağıda gösterilen dönemlerde kilo alındığını göstermiştir:

  • Gebelik
  • 5-7 yaşlar
  • Ergenlik dönemi
  • Menopoz
  • Erken erişkinlik dönemi (25-35 yaş)
  • Başarılı bir kilo vermenin arkasından gelen dönem.

Ailesel Fazla kilolulık:

Fazla kilolulığın  aileyle ilintili olduğu yıllardır bilinen bir gerçektir. Anne ve babası fazla kilolu olan kişilerin çocuklarında, fazla kilolulık daha sık görülür. Anne ve babası aşırı kilolu çocukların %80’inde, anne ve babasından birisi aşırı kilolu olanların %40’ında, anne ve babası normal kilolu olanların ise %10’unda erişkin döneminde fazla kilolulama riski vardır.

Yapılan genetik çalışmalar, anne ve babamızdan gelen bazı genetik bozuklukların, kilo alımında önemli rol oynadığını göstermiştir. Fazla kilolulığın oluşumunda kalıtımın %35-50 oranında rol oynadığı artık bilinmektedir.

Psikolojik Faktörler Fazla kilolulığa Neden Olur:

Bazı psikolojik rahatsızlıkların da fazla kilolulık yaptığı bilinmektedir. Stres ve  depresyon fazla kilolulığa ve  aşırı atıştırmaya neden olur. Bu hastaların bir kısmında tıkanırcasına yeme  krizleri ve gece atıştırmaları fazla görülür.

Kilo Almaya Neden Olan Yanlış Yeme Davranışları:

Kilo almada yanlış yemek yeme alışkanlıklarının da önemli bir yeri vardır. Bunları şöyle sıralayabiliriz:

  • Hızlı yemek yemek, büyük lokmalar halinde yemek, az çiğnemek ve çatalı-kaşığı elinden hiç bırakmamak
  • Öğün atlamak, öğün aralarında devamlı atıştırmak
  • Televizyon seyrederken, kitap veya gazete okurken yemek yemek
  • Üzüntü ve sıkıntılı durumda aşırı yemek yemek
  • Çok fazla yemek yemek
  • Ziyaret ve davetlere sık katılmak, tatlı ve şeker ikramlarını reddetmemek
  • Akşam yemeğinden sonra, yatıncaya kadar devamlı bir şeyler yemek
  • Az su içmek
  • Akşam eve gelince yemeğe kadar abur-cubur yemek

Hormon Bozukluklarına Bağlı Fazla kilolulık:

            Bazı hormon bozuklukları kilo almanın önemli bir nedenidir. Fazla kilolu bir kişide bu hormon hastalıklarının olup olmadığı mutlaka araştırılmalıdır. Kilo almanın sık görüldüğü hormon hastalıkları, sıklıkla tiroit bezi yetmezliği veya böbreküstü bezinin aşırı çalışmasıdır.

Tiroit bezi boynumuzda bulunan, kelebek şeklinde bir salgı bezidir ve metabolizmamızı kontrol eden tiroit hormonlarını salgılar. Tiroit hormonlarının  T3 ve T4 olmak üzere iki  tipi vardır. Bu hormonlar az salgılandığında,hipotiroidi dediğimiz hastalık oluşur, metabolizma  az çalışır ve sonunda kilo alınır. Tiroit ameliyatı geçirenlerde, Hashimoto tiroiditi denen tiroit hastalığı olanlarda  ve 50 yaşından sonra kadınların çoğunda tiroit bezi yetmezliği gelişir. Bu kişilerde halsizlik, yorgunluk, el ve yüzde şişme, unutkanlık, kan yağlarında yükseklik ve en önemlisi kilo alma olur. Fazla kilolu kişilerde mutlaka tiroit hormon tetkiklerinin yapılarak tiroit bezinin az çalışıp çalışmadığı kontrol edilmelidir. Tiroit bezi yetmezliğinin tedavi edilmediği  fazla kilolu kişilerde  kilo vermek çok zordur. Bu hastalarda  tiroit hormonu tedavisiyle TSH  hormon düzeyinin normal sınırlarda olmasının sağlanması gerekir.

Reaktif hipoglisemi dediğimiz kan şekeri düşüklüğü kilo alımının ve kilo verilememesinin önemli nedenlerinden birisidir. Bu kişilerde yemek sonrası kan şekeri düşer ve arkasından tatlı yeme isteği oluşur. Bu nedenle yapılan tatlı atıştırmaları kilo alımına neden olur. Pankreas bezinden aşırı insülin hormonu salgılanması ile kendini gösteren insülin direnci  denilen  hastalıkta   kanda  yüksek miktarlarda bulunan insülin hormonu kan şekerinde düşmeler yaparak kilo alımına katkıda bulunmaktadır. Bu nedenle zayıflayabilmek için bu yüksek insülin düzeylerinin azaltılması gerekir. Bazı ilaçlar, kilo verme ve spor yapmak insülin hormonunu azaltarak kilo vermeye ilave katkıda bulunur. İnsülin hormonu yüksek kişilerde zayıflama olsa bile tekrar kilo alımı olmaktadır.

Böbreküstü bezinin aşırı çalışması durumunda bu bezden  fazla miktarda kortizol hormonu  üretilir. Kortizol hormonunun fazlalığı  ise, vücutta özellikle karın ve ensede yağ birikimine ve fazla kilolulığa neden olur.  Bazı hastalıkların tedavisinde kullanılan kortizon ilacı da aynı mekanizma ile kilo alınmasına neden olmaktadır.

Kadınlarda fazla kilolulığa neden olan önemli bir hormon hastalığı da polikistik over sendromu denen ve yumurtalıkta kist oluşması, tüylenme ve adet bozukluğu ile kendini gösteren hastalıktır. Bu kadınların önemli bir kısmında fazla kilolulık ve şeker hastalığı görülür. Adet bozukluğu, tüylenme ve fazla kilolulığın bir arada olduğu  bu hastalarda yumurtalıkların incelenmesi ve bu hastalığa yönelik tedavilerin yapılması gerekir. Bu şekilde tedavisi yapılmayan kadınların zayıflaması zordur.

 Kadınlarda süt salgılatan hormon olarak bilinen, prolaktin hormonunun fazla salgılanması da kilo almaya yol açan bir hormon bozukluğudur.  Prolaktin hormonu beynimizde bulunan hipofiz bezinden salgılanır. Hipofiz bezindeki tümörler aşırı prolaktin  hormonu salgıladığında adetlerde bozulma, memeden süt gelmesi, tüylenme ve kilo alımı olur.

Yapılan bilimsel çalışmalar kanlarında kalsiyum düzeyi az olan kişilerde zayıflamanın zor olduğunu göstermiştir. Bu nedenle zayıflamak isteyen bir kişinin yeteri kadar kalsiyum alması gerekir.

Zayıflamaya Aşırı Düşkünlük:

Zayıflamayı takıntı haline getiren bazı kadınlar, uzun süre yemek yememe veya yemeyi kısma döneminden sonra, aşırı yeme dönemine girerler. Böylece  daha fazla kilo alırlar.  Bazıları   ise üzüntülü ve sıkıntılı durumu gidermek için aşırı yemek yer ve sonunda kilo alırlar.

Psikolojik Nedenler:

Psikososyal bazı olaylar da fazla kilolulığı tetikler. Bu olaylar arasında erken yaşta anne ve babayı kaybetme, ailenin alkolik olması, kronik depresyon, evliliğin iyi gitmemesi, göç, emeklilik ve gece vardiyasında çalışma gibi nedenleri sayabiliriz.

Bebeklerin Beslenmesinde Yapılan Yanlışlar:

Yenidoğan döneminde anne sütü ile beslenmenin fazla kilolulık riskini azalttığı gösterilmiştir.  Özellikle erken aylarda (6 aydan önce) ek mamalara başlanması çocuğun aşırı kilo almasına neden olur. Ayrıca bebeğe aşırı miktarda muhallebi yedirmek, hazır mamalara bisküvi, bal ve şeker koymak da kilo alımına neden olur.

Kiloluluk Her Yaşta Gelişebilir:

Fazla kilolulık her yaşta  gelişebilir. Doğum kilosu kiloluluğu tahminde güvenilir değildir.  Diyabetik (şeker hastası) anneden doğanlarda fazla kilolulık riski ve  karında yağlanma fazladır.  Yeni doğan bebeklerde baş çevresi küçük olanlarda fazla kilolulık  riski yüksektir. Fazla kilolulık çocukluk döneminde ortaya çıkabileceği gibi ileri yaşlarda da ortaya çıkabilir.

Çocukluk Döneminde Kilolu Olanların Erişkin Yaşlarda Kilolu Olma Riski Yüksektir:

3-10 yaş arasında aşırı kilolu olan çocukların %50’sinde erişkin dönemde aşırı kilolu olma riski vardır.  Ergenlik çağında aşırı kilolu olanların ise %70-80’inde  ileri yaşta aşırı kilo gelişmektedir. Bu nedenle çocukluk çağından itibaren fazla kilolarla mücadele etmek gerekir.

Kadınlarda Gebelik ve Menopoz Kilo Almanın En Fazla Görüldüğü Dönemlerdir:

Erişkin kadınlar özellikle gebelik ve emzirme döneminde, doğum kontrol hapı kullanırken ve menopoz döneminde kilo alırlar.  Doğum sayısı arttıkça alınan kilolarda artma olmaktadır. Bu dönemlerde kadınların kilo almamak için beslenmelerine dikkat etmesi ve egzersizi bırakmaması gerekir. Kilo alan bir kadının doğum kontrol ilaçlarını kullanmaması gerekir.  Menopoz döneminde ortaya çıkan kilo alma olayı kanda kadınlık hormonu denilen östrojenin azalması neticesinde oluşur. Azalan östrojen hormonu çeşitli mekanizmalarla kilo alımı yapmaktadır. Menopoz tedavisi için ilaç alınsa bile kandaki östrojen hormonu tam olarak düzelmediği için de menopozdaki kadınlarda kilo vermede sıkıntılar olmaktadır. Bu hastalarda diyet, egzersiz ve bazı zayıflama ilaçları faydalı olabilmektedir.

Yaş Arttıkça Kilo Alınmasının Nedeni Kortizol ve İnsülin Hormonlarındaki Artışa Bağlıdır

Yaşla birlikte kilo artımının bir nedeni, kanda pankreas bezinden salgılanan   insülin hormonu ile böbreküstü bezinden salgılanan kortizol hormonunun artmasıdır. Her iki hormonda çeşitli mekanizmalarla yağ birikimi artırmaktadır. Aslında bu hormonlar yağların parçalanmasını veya erimesini engelleyerek yağ miktarının artmasına neden olurlar.

            Kilo Alınmasına Neden Olan İlaçlar:

Bazı hastalıkların tedavisinde kullanılan ilaçlar kilo aldırır. Bu ilaçlar kullanılırken beslenmeye dikkat etmeli ve hareket artırılmalıdır. Kilo artıran  bu ilaçlar şunlardır:

  • Psikiyatrik hastalıklarve depresyon tedavisinde kullanılan ilaçlar
  • Kortizon
  • Doğum kontrolhapları
  • Tansiyon ve kalp hastalığı tedavisinde kullanılan beta bloker grubu adı verilen ilaçlar
  • Şeker hastalığı tedavisinde insülin tedavisi
  • Epilepsi (sara) hastalığı tedavisinde kullanılan ilaçlar
  • Alerji, grip-sinüzit tedavisinde kullanılan antihistaminik adı verilen ilaçlar.

Kilo Alıp Vermeler Zararlı mıdır?

       Diyet veya egzersizle kilo verdikten sonra, zaman içinde daha fazla kilo alma durumu ortaya çıkabilir. Bunun vücuda zararlı olduğunu belirten bilimsel çalışmalar olduğu gibi, zararlı olmadığını gösteren araştırmalar da vardır. Bununla birlikte devamlı olarak aşırı kilo alıp vermeler vücuttaki bazı hormonların, minerallerin ve hatta kalp ritmini etkileyerek zararlı olabilmektedir. Bu nedenle aşırı kilo alıp vermelerden kaçınmak gerekir. İdeal olanı kilo verdikten sonra zorda olsa o kiloda kalmayı başarabilmektir. Bunun için de sağlıklı beslenme ve spor yapmayı  yaşantımızın bir parçası haline getirmek veya alışkanlık haline getirmek gerekir.

Hızlı Kilo Vermenin Yolları

Hızlı kilo vermek ve sağlıklı olarak hızlı kilo vermek arasında büyük fark var. Örneğin şok diyetlerle 1 haftada 4-5 kilo vermek aslında kilo vermenin temel amacı olan yağlardan kurtulmayı sağlamıyor. Bu tip diyetler sadece su ve bir miktar kas dokusu kaybına yol açıyor. Ayrıca şok diyetlerle verilen kiloların kısa bir süre sonra geri döneceği neredeyse garanti. Sağlıklı hızlı kilo vermenin yolu ise beslenme alışkanlıklarınızı düzenleyip, kalorisi düşük ancak besleyici özelliği olan gıdaları daha çok tüketip düzenli egzersiz yapmaktan geçiyor.

Hızlı Kilo Verebilmek İçin Beslenmenin Düzenlenmesi

Şekeri Hayatınızdan Çıkarın

Kilo vermek için atılması gereken en önemli adım “boş kalori” kaynaklarının beslenme programından çıkarılmasıdır. Kalori değeri yüksek ancak besin değeri düşük (vitamin, mineral, protein, yağ içermeyen) gıdalar kilo vermenizin önündeki en büyük engel.

Şeker ise bu listenin başında geliyor. Taze sebze ve meyvelerden alınan şeker vücudumuz için yeterliyken hazır gıdalar ve içeceklerden aldığımız şeker sağlıklı bir beslenme için almamız gerekenin 4-5 katını buluyor. Günümüzde, özellikle gençler arasında günlük kalori alımının neredeyse %10’u şekerli içeceklerden geliyor . Üstelik bu içeceklerin vücuda hiçbir katkısı yok.

Bağımlılık yaratan şekerin bel bölgesi yağlanmasının başlıca sorumlusu olduğu artık biliniyor. Ancak şekerin kilo verememize hatta kilo almamıza etkisi sadece çok yüksek kalorili olmasından ileri gelmiyor. Yapılan araştırmalar aşırı şeker tüketiminin bize doyduğumuzu söyleyen “leptin” hormonu direncine yol açtığını ortaya koyuyor . Yani şeker tükettikçe daha geç doyuyoruz ve iştahımız daha da açılıyor.

Şekerli içeceklerin diyet olanlarını tüketmek belki size kilo aldırmaz ancak bu içeceklerde kullanılan yapay tatlandırıcıların sağlığa pek çok zararı olduğunu unutmayın.

Hızlı kilo vermek istiyorsanız pasta, kek, bisküvi ve diğer paketlenmiş atıştırmalıklar, diyet veya normal gazlı içecekler, paketlenmiş meyve suları, küp şeker ve diğer sonradan eklenmiş tüm şeker kaynaklarını beslenmenizden çıkarın. Birçok meyve doğal olarak şeker içerir. Eğer şeker ihtiyacı duyuyorsanız üzüm, muz, elma, armut gibi meyveler (kontrollü olarak) tüketebilirsiniz.

Nişastalı Besinler

Ekmek, patates, makarna, pirinç gibi karbonhidrat değeri yüksek nişastalı besinler kilo vermenizin önündeki engel olabilir. Tüm nişastalı gıdalar kötüdür demiyorum ancak nişastalı gıdaların “rafine” ve “doğal” (basit ve kompleks) olarak 2 farklı türü bulunuyor.

Örneğin beyaz ekmek yada beyaz pirinç rafine karbonhidrat sınıfına girer. Rafine karbonhidratların besin değeri oldukça düşüktür, daha az besin lifi içerirler ve yarattıkları tokluk hissi kısa sürer. Ayrıca bu tip besinler çok hızlı sindirildiği için kan şekerini kısa sürede yükseltirler.

Diğer yandan rafine edilmemiş kompleks karbonhidratlar daha yavaş sindirilir ve kan şekerini daha yavaş yükseltir.

Beyaz ekmek, makarna, beyaz pirinç, patates yerine çok olmamak kaydıyla bezelye, mercimek ve kuru fasulye, kepekli ekmek, çavdar ekmeği yemek kilo vermenize yardımcı olacaktır.

Daha Çok Protein

Karbonhidrat yerine (ekmek, pirinç, patates, makarna…) protein ağırlıklı beslenmek (et, balık, yumurta, süt ürünleri…) hızlı kilo vermek konusunda size iki temel noktada destek olur.

İlki protein bakımından zengin gıdalar tokluk hissini uzatarak öğünler arasında açlık krizine girmenizi önler ve bu sayede gün boyu daha az kalori almanızı sağlar.

İkincisi ise proteinin metabolizmayı hızlandırıp, enerji kaynağı olarak vücuttaki yağ depolarının kullanılmasına yardımcı olmasıdır.

Günlük olarak sağladıkları kalori oranları aynı olsa da karbonhidrat ağırlıklı bir diyet yerine protein ağırlıklı bir diyet uygularsanız kaybettiğiniz yağ oranı daha fazla olacaktır.

Yağdan Korkmayın

Diyete başlar başlamaz tüm yağ tüketimini ortadan kaldırmak çok doğru değildir. Çünkü hem karbonhidratı hem de yağı azaltırsanız kendinizi halsiz hissedebilir ve diyetten vazgeçebilirsiniz.

Tabii yağ seçiminde dikkatli olmak gerekiyor çünkü her yağ birbirinin aynı değil ve vücuda etkileri farklı olabiliyor. Margarin ve benzeri yağlardan uzak durun ve zeytinyağı, ceviz yağı, keten tohumu yağı, balık yağı gibi omega yağ asitleri bakımından zengin yağlar tüketin.

Ayrıca haftada 2-3 kez yağlı balık yiyerek veya her gün 2-3 ceviz, 10-15 fındık veya badem yiyerek yağ ihtiyacınızı karşılabilirsiniz.

Sağlıklı Kilo Vermek İçin Günde Kaç Kalori Almalıyım?

Hızlı veya yavaş, kilo vermenin başlıca kuralı gün içinde yediklerinizden ve içtiklerinizden aldığınız kalorinin harcadığınız kaloriden az olmasıdır. Yani kilo almamak için ve kilo vermek için aldığınız kalori miktarını kontrol altında tutmalısınız.

Sağlıklı, dengeli beslenen ve ideal kilosunda olan kişiler için önerilen günlük kalori miktarı 19-31 yaş arası kadınlarda 2000 aynı yaş aralığındaki erkeklerde 2400’dür. Düzenli olarak egzersiz yapıyorsanız daha fazla kaloriye ihtiyaç duyabilirsiniz. Yaş ilerledikçe metabolizma yavaşladığı için kalori ihtiyacı da azalır.

Beslenme uzmanlarının ve doktorların sağlıklı ve kalıcı kilo verilmesi için önerdiği kalori miktarı kilonuzu korumak için almanız gereken kaloriden 500 kalori daha az almanız yönünde. Örneğin kilonuzun sabit kalması için 2600 kalori almanız gerekiyorsa bunu 2100’e düşürmek bir süre sonra kilo vermenizi sağlayacaktır.

Yarım kilo yağ yakmak için harcanması gereken kalori miktarı +-3500’dür. 1 hafta boyunca günde 500 kalori az alırsanız 7×500=3500 yani haftada 0.5-1 kilo arası verebilirsiniz. Bunun hızlı bir kilo kaybı olduğunu söylemiyorum ancak sağlıklı, kolay ve kalıcı kilo vermek için uzmanların önerisi bu.

Daha hızlı kilo vermek içinse günlük kalori miktarını daha da düşürmelisiniz.

Uzmanların genel sağlığın bozulmaması için tavsiye ettikleri minimum kalori miktarı 1300-1600 arasında değişiyor.

Yani kilo verme hızını arttırmak için günde 700-800 daha az kalori alabilirsiniz. 800 kalori daha az aldığınızı kabul edersek 800×7=5600 yani haftada 1.5, ayda 6 kilo verebilirsiniz.

Hızlı Kilo Vermek İçin Egzersizin Önemi

Aldığınız kalori miktarını istediğiniz kadar aşağı çekemiyorsanız veya kalori azaldıkça kendinizi bitkin ve halsiz hissediyorsanız daha çok hareket ederek aradaki açığı kapatabilirsiniz. Egzersizin kilo vermeye etkisiyle ilgili şöyle bir örnek vereyim; diyet yapmayan 60 kilo biri her gün 45 dakika hızlı tempoda yürüyerek ayda 2 kilo verebilir. Yaptığınız egzersizi orta zorlukta bir diyetle desteklerseniz ayda 4-6 kilo verebilirsiniz.

Egzersiz sadece yağların yakılması için değil kasları geliştirmek ve vücuda şekil vermek için de tavsiye ediliyor. Kilo verirken vücudunuzun daha şekilli görünmesini istiyorsanız hangi bölgeniz daha yağlıysa o bölgedeki kasları çalıştıran egzersizler yapabilirsiniz.

Bölgesel egzersizlerin o bölgedeki kiloların verilmesine etkisi yoktur ancak kilo verdikten sonra ortaya çıkan kaslarınızın daha belirgin olmasını sağlar.

Egzersiz alışkanlığınız yoksa hızlı kilo vermek için birden vücudunuza yüklenmeyin çünkü aniden yapılan egzersizin yaratacağı kas ağrıları ve aşırı yorgunluk egzersiz düzeninizi bozabilir. Yavaş yavaş başlamak hem fiziksel hem de zihinsel olarak kendinizi daha iyi hissetmenizi sağlayacaktır. Örneğin yürüyüş yapacaksanız ilk hafta günde 30 dakika yüksek tempolu yürüyerek başlayın ve süreyi her hafta 15 dakika arttırarak devam edin. Kondisyonunuz arttıkça temponuzu arttırabilir, sürenizi 2’ye bölerek yarısında yürüyüş yarısında koşu yapabilirsiniz.

Hızlı Kilo Vermek İçin Diğer Öneriler

Uykunuzu Düzenleyin: Fazla uyku uyanıkken metabolizma hızının yavaşlamasına, az uyku ise gün içinde enerji eksikliğinden dolayı daha çok kalori almanıza neden olur.

Stresi Azaltın: Aşırı ve sürekli stres nedeniyle salgılanan hormonlar hem iştahı arttırır hem de vücudun daha fazla yağ depolamasına yol açar.

Diyet Günlüğü Tutun: Yediklerinizi detaylı olarak bir kenara yazmak ve yemeklerinizin kalori miktarlarını hesaplamak hem diyete bağlılığınızı arttırır hem de istediğiniz sonuçları elde edemiyorsanız neleri yanlış yaptığınızı bir bakışta görebilmenizi sağlar.

İştahınızı Azaltın: Greyfurt, yulaf, elma, yumurta, zencefil, yeşil yapraklı sebzeler gibi besin değeri yüksek kalorisi düşük bazı gıdalar doğal olarak iştahınızı azaltır.

Öğünlerinizi Küçültün: Tepeleme dolu bir tabakla masaya oturmak doysanız bile yemeye devam etmenize neden olabilir. Tabağınızı çok doldurmayın. Hatta bazı uzmanlar küçük tabak kullanmanın “gözü doyurduğunu” ve psikolojik olarak daha az yemek yendiğini söylüyor.

Alışkanlıklarınızı Gözden Geçirin: Herkesin bir yemek yeme “tetikleyicisi” vardır. Bazılarımız TV seyrederken atıştırmayı sever bazılarımız geç saatlere kadar çalıştığında iştahını kontrol edemez.

Günün hangi saatlerinin ve hangi aktivitelerin sizi atıştırmalıklara yönlendirdiğini belirleyin ve buna karşı önlem alın. Örneğin patates cipsi yerine kendinize önceden daha az kalorili ve sağlıklı bir atıştırmalık hazırlayarak dolaba koyabilir ve mideniz çok kazındığında onu yiyebilirsiniz.

Öğün Atlamayın: Atladığınız her öğün takip eden öğünde size daha fazla kalori olarak geri dönecektir. Ayrıca öğün atladığınızda metabolizmanız yavaşlar ve daha az kalori yakmaya başlarsınız.